• Slide
    YENİ DÜNYA REHABİLİTASYON MERKEZİ
    Rehabilitasyonda Yeni Bir Dünya
  • Slide
    KENDİ KENDİNE YETERLİ BİREY
    Yürüyüşümüzle Sevgi ve Dostluk Köprüsünü Geçin
  • Slide
    GEBZE'NİN EĞİTİM YÜZÜ
    Her Çocuk İçin Farklı Yaklaşımlar .

Engellilerin Normal Okullarda Kaynaştırma Yoluyla Eğitimleri

İrfan Göksu-Tamer Çevik: “Özel Eğitime Giriş” Adana-2004 adlı eserin Kaynaştırma Eğitimiyle ilgili bölümüdür.

A – Giriş

1 – Kaynaştırma Eğitimi ve Önemi Nedir?

Kaynaştırma eğitimi, bireyselleştirilmiş eğitim programlarıyla engelli ve normal çocukların eğitsel ve sosyal yönden bütünleşmelerini sağlama işlemidir.

Her insanda olduğu gibi engelli çocuklar da, diğer insanlarla sosyal ilişki kurmak ve bunu sürdürmek, çevresi tarafından sevgi ve değer görmek, beğenilmek, takdir edilmek, hiç kimseye ihtiyaç duymadan ve bağımlı olmadan yaşamak istemektedirler. Bu onların en doğal hakkı olduğu gibi, toplumsal bütünlüğün ve kalkınmanın da temelidir.

Engelli çocuklara verilen eğitimin niteliği ne kadar iyi olursa olsun, sonuçta onu içinde yaşadığı toplumun bir üyesi haline getirmiyor ve kabul görmesini sağlamıyorsa verilen eğitim işe yaramayacaktır.

Bu nedenle; kaynaştırma eğitimi, her türdeki engelli çocuğun devam ettiği okullarda önemli bir hizmet alanı olarak görülmesi ve bir takım tedbirlerin alınmasını gerçekleştirmektedir.

2 – Kaynaştırma Eğitiminin İlkeleri

  • Eğitim her tür engelli insanın temel hakkıdır.
  • Kaynaştırma eğitimi özel ve genel eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.
  • Özür türü ve derecesine bakılmaksızın her insan bu hizmetlerden yararlandırılmalıdır.
  • Kaynaştırma eğitimine erken başlamak esastır.
  • Kaynaştırma eğitiminde bireysel ayrılıklar esas alınmalıdır.
  • Kaynaştırma eğitimi normal insanlar ve doğal ortamlar içinde verilmelidir.
  • Kaynaştırma eğitiminde okul-aile ve çevre işbirliği esastır.
  • Kaynaştırma eğitiminde duyu kalıntısından yararlanmak esastır.
  • Kaynaştırma eğitiminde engelli çocuğun özür ve özellikleri ne olursa olsun onu olduğu gibi kabul etmek esastır.
  • Kaynaştırma eğitimi istek, sabır ve ek gayreti gerektirmektedir.
  • Kaynaştırma eğitimi, özürlü insanı toplumun bir parçası haline getirmeyi amaçlar.

3- Kaynaştırma Eğitiminin Avrupa ve Türkiye’deki Durumu

Avrupa’da kaynaştırma eğitimi uygulamalarını incelediğimizde okul çağındaki özürlü çocukların okullaşma oranının % 60’larda olduğunu görürüz. Bunun yanında;

    • Engellilerin geçişleri için uyum sınıfları
    • Okul içinde özel sınıf
    • Normal okul içinde özel eğitim okulu
    • Bağımsız özel eğitim okulları
    • İki öğretmenli sınıf
    • Özel eğitim kompleksleri
  • Tanıma, yönlendirme büroları
  • Mediko-sosyal eğitsel ekip
  • Gezici öğretmenlik
  • Destek eğitimi ve araç yardımı
  • Sosyal ve kültürel kaynaştırma programları
  • Aile eğitimi hizmetleri
  • Kaynak oda 
  • Özel eğitim köyleri
  • Mesleki ve teknik eğitim ve istihdam uygulamaları vardır.

Ülkemizde ise; okul çağındaki özel eğitime muhtaç çocukların ancak %5’i eğitim imkanlarından yararlanabilmektedir. Kaynaştırma eğitimiyle ilgili olarak;

  • İşitme, görme ve zihinsel engel guruplarına yönelik kaynaştırma eğitimi,
  • Özel eğitim okulları
  • Normal okul içinde özel eğitim sınıfı
  • Normal sınıf içinde engelli çocuk,
  • Yatılı özel eğitim okulu uygulamaları mevcuttur.

B- Kaynaştırma Eğitiminin Yararları

1- Engelli Çocuğa Yararı

  • Bireyselleştirilmiş eğitim programları aracılığı ile kapasite ve öğrenme hızına uygun eğitim alırlar.
  • Özelliklerine uygun eğitsel, sosyal ve fiziksel ortamlar düzenlendiği için uyum, başarı ve kendilerine güven kazanmaları kolaylaşır.
  • Destek eğitimi sayesinde zayıf yönlerini kısa sürede yeterli hale getirebilirler.
  • Kendine güven, taktir edilme, cesaret, sorumluluk, bir işe yarama duygusu gibi sosyal değerler dizgesi gelişir. Sosyal bütünleşmeleri kolaylaşır.
  • Kaynaştırma ortamlarında olumsuzdan çok, olumlu davranış gösterme frekansları artar.
  • Model olma ve özdeşim kurmaları kolaylaşır.
  • İletişim, işbirliği, kabullenme, ortak yaşam becerileri edinirler.
  • Algı sistemi ve öğrenme özelliklerine uygun yöntem teknik araç ve gereçlerin kullanılması sayesinde öğrenmeleri pekişir.
  • Eğitim programlarına ek olarak aile eğitimi, sosyal, kültürel, serbest zaman etkinlikleri sayesinde bütünsel gelişimleri kolaylaşır.

2- Normal Çocuklar İçin Yararları

  • Engelli insanlara karşı şartsız kabul, hoşgörü, yardımlaşma, ortak yaşam, demokratik ve ahlaki anlayışları gelişir.
  • Bireysel farklılıkları doğal karşılar ve saygı gösterirler.
  • Kendi yetersizliklerini görme, bunları kabul etme ve giderme davranışları gelişir.
  • Saldırganlık, kıskançlık, kendine güvensizlik, vb. davranışlarında azalma görülür.
  • Liderlik, model olma ve sorumluluk duygusu gelişir.

3- Ailelere Yararları

  • Çocukların ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri konusunda daha sağlıklı bilgi edinirler.
  • Çocuk üzerindeki beklentileri, çocukların kapasitesiyle bağdaşım göstermeye başlar.
  • Çocuktaki gelişmelere bağlı olarak kaygı ve güvensizlik duygusu umuda dönüşür.
  • Çocuğun eğitim, bakım, davranış düzenleme vb. konularda bilgilenirler.
  • Okula bakış açısı değişir ve işbirliği gelişir.
  • Aile içi çatışmalar azalır, aile sağlığı ve iş verimliliği artar.

4- Öğretmenlere yararı

  • Şartsız kabul, hoşgörü, sabır, bireysel özelliklere saygı davranışı gelişir.
  • Bireyselleştirilmiş eğitim programları hazırlama ve işe vuruşlaştırmada daha başarılı olurlar.
  • Eğitimde ekonomiklik sağlanır.
  • Disiplinle ilgili değerlendirme ölçütü gelişir.

C- Kaynaştırma Eğitimine Tabi Olan Çocukların Ortak Genel Özellikleri

Kaynaştırma eğitimi uygulaması yapmadan önce, özellikle eğitici personelin, bu çocukların belirgin olan şu tür özelliklerini bilmeleri yararlı olacaktır.

1- Fiziksel Özellikleri

  • Öz bakım beceri yetersizliğinden kaynaklanan olumsuz dış görünüş,
  • Durgunluk
  • El-göz koordinasyon ve hareket yetersizliği
  • İç güdüsel ağırlıklı hareket ve tikler
  • Durma, yürüme ve dengede bozukluk
  • Beden gelişimleri yavaş, baş ve vücut arasında orantısızlık
  • İşitme, görme, konuşma, zihinsel vb. ek özre sıklıkla rastlanır.

2- Sosyal Özellikleri

  • Duygu ve düşüncelerini açık ve bağımsız ifade edemezler.
  • Algı kavram ve tepkileri basittir.
  • Konuşma yetersizlikleri vardır.
  • Yeni durumlara uymakta zorluk çekerler.
  • Sosyal ilişkileri zayıf, dar çevreli ve süreçsizdir.
  • Etkinliklere katılım, sorumluluk alma, liderlik yapmada zayıftırlar.
  • Yakın şeylere ilgi duyar, uzak gelecek ilgileri zayıftır.
  • İşitme ve görme bellekleri güçlüdür.
  • Sosyal ilişkilerde duyarlı, alıngan, incinen özelliklere sahiptirler.
  • Daha çok kendi yaşından küçüklerle arkadaş olurlar.
  • Nezaket ve görgü kurallarına uymakta zorluk çekerler.

3- Akademik özellikleri

  • Soyut kavramları güç öğrenirler.
  • Dikkat süreleri kısa, ilgi alanları sınırlıdır.
  • Somut, görerek, yaparak işleri daha hızlı öğrenirler.
  • İşitsel ve görsel bellekleri güçlüdür.
  • Başarısızlığa uğradıklarında yılgınlık gösterirler.
  • Genelleme yapmakta ve bilgileri başka alana transfer etmekte zorluk çekerler.
  • Bir üniteyi parçalara ayrılmış olarak öğrenmeye yatkındırlar.
  • Sürekli destek ve teşvik almaya ihtiyaç duyarlar.
  • Grup çalışmaları zayıftır.

4- Kişilik Özellikleri

  • Kendilerine güvenleri zayıftır, bağımsız hareket etmekten çekinirler,
  • Bir amaca ulaşmak için aşırı istek duymazlar, cesaretleri çabuk kırılır.
  • Sorumluluk almaktan çekinirler, liderlikten çok yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar,
  • Benlik, tasarımları zayıf ve kendi durumlarıyla çelişkili özellik gösterir.
  • Çekingen, içe dönük, karamsar, güvensiz özellik taşırlar.
  • Aşırı duyarlı, çabuk incinir, pasif saldırganlık özellikleri taşımaktadır.

5- İş ve çalışma özellikleri

  • Bir işe girip çalışmak ihtiyacı duyarlar,
  • Bir işi kısım kısım, sonra bütün olarak öğrenirler.
  • Monoton işleri yapmaktan hoşlanırlar.
  • Bağımsız çalışmaktan çok, yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar.
  • Maddi şeyler üzerinde çalışmayı severler, gruptan çok yalnız çalışmaya yatkındırlar.
  • İşe başlatılmaları zaman alır ve sabır ister.
  • Karışık ve sözel açıklamalardan çok, göstererek yaptırmadan anlarlar.

6- Aile ve Çevre Özellikleri

  • Ailenin ekonomik durumu yetersizdir.
  • Ailenin eğitim düzeyi düşüktür.
  • Ailelerde çocuk sayısı fazladır.
  • Aile içi ilişkiler gergindir.
  • Çocuğun geleceği konusunda yoğun kaygı yaşanmaktadır.

D-Kaynaştırma Eğitiminde Görev Alan Personelde Bulunması Gereken Kişilik Özellikleri

Kaynaştırma eğitiminde görev alan personel;

  • Özel eğitim alanına, öğrenmeye, öğretmeye, yardım yapmaya, sorumluluk almaya hazır ve istekli olmalıdır.
  • Sabırlı ve sakin olmalıdır.
  • Tutarlı, kararlı, dengeli kişilik yapısına sahip olmalıdır.
  • İnsan sevgisi ve insana değer verici tutuma sahip olmalıdır.
  • İnsanın özür ve özellikleri ne olursa olsun, onlara karşı ön yargısız, olumlu ilgi ve şartsız kabul gösterici olmalıdır.
  • Empatik anlayışa sahip olmalıdır. Yani engelli çocuğun gözüyle olaylara bakabilmeli, onun içinde bulunduğu durumu anlayabilmelidir.
  • Düşünce ve davranışları aynı, içten, yani saydam olmalıdır.
  • Tarafsız ve objektif olmalıdır.
  • Yeniliklere, değişmeye, gelişmeye karşı açık, araştırıcı ve bilimsel düşünme yeteneğine sahip olmalıdır.
  • Görev aldığı kurumun amaç ve ilkeleriyle bağdaşım içinde olmalıdır.

E- Kaynaştırma Eğitiminde Dikkat Edilecek Hususlar

Kaynaştırma eğitiminde görevli insanların, hazırlık aşamasından değerlendirme aşamasına kadar, şu hususları dikkate alarak etkinliklere yön vermeleri yararlı olacaktır.

  • Kaynaştırma eğitimine alınan engelli çocukların yetersiz yönleri gibi yeterli oldukları yönler de bilinmeli, fiziksel, sosyal, duygusal vb. özellikleri tanınmaya çalışılmalıdır.
  • Kaynaştırma eğitimi en çok 10 normal çocuğa 1 engelli çocuk düşebilecek şekilde oluşturulmalı ve sınıf mevcudu ana sınıflarında 15’i, ilköğretimde 25’i, orta öğretimde 30’u iş ve mesleki eğitimde 15’i geçmeyecek şeklinde planlanmalıdır.
  • Kaynaştırma eğitiminde normal sınıf içinde tek bir engel türüne yönelik yerleştirme yapılmalıdır. Yani işitme, görme vb. engelliler aynı sınıfta olmamalıdır.
  • Kaynaştırma eğitimine alınacak engelli çocuğun birden çok özrü ve davranış problemleri olmamasına dikkat edilmelidir.
  • Kaynaştırma eğitimi okulda olduğu kadar, okul dışı ortamlarda da sürdürülmeli, kesintiye uğratılmamalıdır.
  • Yapılan etkinlikler engelli çocuğun duyu kalıntısına hitap edecek şekilde planlanmalı, özür ve özelliklerine uygun programlar takip edilmelidir.
  • Eğitim üniteleri somuttan soyuta, bilinenden bilinmeyene, basitten karmaşığa doğru olacak şekilde planlanmalı, yaparak, yaşayarak öğrenme etkinliklerine ağırlık verilmelidir.
  • Her aşamada, engelli öğrenciyi öğrenmeye karşı güdüleyici, teşvik edici sözler kullanılmalı, kendilerine güvenleri oluşturulmalıdır.
  • Ders konularının gerektiğinde program analizleri yapılmalı, üniteler veya yapılacak işler parçalara ayrılmalı ve tekrar edilmelidir.
  • Etkinlikler sonucunda çocuğa geri bildirim yapılmalı, yeterli olduğu, başardıkları ve bulunduğu düzey hakkında bilgi verilmelidir. Çalışmalar sürekli gözlenmeli, kayıt edilmeli ve bu durum hakkında velilere açıklamalar yapılmalıdır.
  • Öğrencinin-öğrenciye rehberlik etmesi uygulamalarına yer verilmelidir.
  • Çocuklara başarabileceği görevler verilmeli, başarısız olduğu noktada bırakılmamalı, başarısı ödüllendirilmelidir. Aksi taktirde kendine güvenini kaybederek sosyal ve duygusal problemlerin ortaya çıkacağı unutulmamalıdır.
  • Engelli çocuğun özür ve özelliği ne olursa olsun durumunu olduğu gibi kabul etmek, benlik ve kişilik gelişimine saygı duymak, olumlu ilgiye değer güvenirlik göstermek temel alınmalıdır.
  • Seçilen araçların ekonomik, kullanışlı, bulunabilir özellikler taşımasına dikkat edilmelidir.
  • Çocuğun kişiliğini, güvenini, ilgisini sarsacak sözlerden kaçınılmalıdır.
  • Yapılan çalışmalarda aile ve yakın çevrenin desteği alınmalıdır.
  • Sosyal-kültürel, iş ve mesleki eğitim çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
  • Kaynaştırma eğitiminin engelli çocuğu normal hale getirmek değil, onun ilgi ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanmasını sağlamak ve toplum içinde yaşamasını kolaylaştırmak olduğu unutulmamalıdır.

F- Kaynaştırma Eğitimine Yönelik Hazırlık Çalışmaları

Kaynaştırmada eğitim-öğretim çalışmalarına başlamadan önce, kaynaştırma eğitiminin amaçlarını gerçekleştirmeye uygun bir takım hazırlıkların yapılması ve ortamların düzenlenmesi gerekmektedir. Söz konusu hazırlık çalışmalarında şu işlemler yapılabilir.

1- Öğrenciyi Kaynaştırma Eğitimine Hazırlama

Kaynaştırma eğitimine tabi tutulacak öğrencinin özrü, türü ve derecesi, yeterli ve yetersiz özellikleri, eğitim ihtiyacı hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunmalıdır. Eğer sosyal uyumunu engelleyebilecek dış görünüşle veya duyu organları eksikliği varsa daha yeterli hale getirebilmek için tıbbi rehabilitasyonu yapılmalıdır. Eğitim ortamında kullanacağı en uygun araç-gereçler seçilmelidir. Kaynaştırma eğitiminin ne olduğu, ne tür ortamda eğitimini sürdüreceği, ortaya çıkabilecek sorunlar, kendisinden beklenilen davranışlar vb. konularda öğrenciye bilgi verilmeli ve eğitime hazır hale getirmeye çalışılmalıdır.

2- Uygun Program Hazırlama

Kaynaştırma eğitimine alınacak engelli çocuğun özür tür, derece ve eğitim ihtiyaçları belirlendikten sonra, durumuna en uygun eğitim modeli seçilmeli ve eğitim programları hazırlanmalıdır. Bu programların bireyselleştirmesi yapılmalı, hangi ders ve etkinlikleri normal çocuklarla birlikte yapacağı, hangi derslerde destek eğitimi verileceği önceden belirlenmelidir.

Örnek olarak, zihinsel engelli çocukların kaynaştırmasında: Eğer çocuk ilköğretim düzeyinde ise her türlü dersi normallerle birlikte almalı, fakat kaynak oda aracılığı ile destek eğitimi verilmelidir. Orta öğretim düzeyinde ise resim, müzik, beden eğitimi, iş ve sanat derslerinde normal sınıf içinde, diğer derslerinde ise kaynak okul veya destek eğitimi şeklinde almalıdır.

İşitme engelli çocuk kaynaştırmaya alınacaksa, sınıf içinde uygun yer belirlenmeli, araç-gereç desteği arttırılmalı, sınıfların işitme yalıtımları yapılmalı, dudaktan okuma için uygun ortam oluşturulmalıdır. Her türlü dersi normallerle birlikte alabileceği ölçüde işitme kalıntısından yararlanmalı, yoksa iki öğretmenli özel eğitim ve destek eğitimi yolları uygulanmalıdır. Şu andaki şartlar dikkate alındığında zihinsel engellilerin eğitilebilir düzeyde olanları için ilkokul, ağır öğrenen donuk zekalılar (85-95ZB) için ilköğretim ve mesleki eğitim içinde; işitme engelli çocukların orta dereceli kaybı olanlar için ilkokul (20-55) dB) hafif derece işitme kaybı (20-55) olanlar için orta öğretim mesleki ve teknik eğitim içinde kaynaştırılmaları uygun olacaktır.

Eğitim programları hazırlanırken temel bilgilerin kazanıldığı akademik eğitimin yanında, çocukların okul ortamına daha rahat uyum sağlamalarına yönelik duruma alıştırma (oryantasyon) hizmetlerine, sosyal becerilerin geliştirilmesine yönelik oyun, gezi, gözlem, inceleme etkinliklerine, kültürel ve entelektüel bütünleşmeleri için eğitsel kol, belirli gün, kutlamalar vb. hizmetlere, toplumsal bütünleşmeleri ve mesleki becerileri geliştirmeye yönelik boş zaman, iş ve sanat, mesleki ders etkinliklerine programlarda ağırlıklı olarak yer verilmelidir. Aile ve yakın çevreye yönelik, çocukların okul dışı ortamlarda da kaynaşmalarının devamlılığını sağlamaya dönük ek eğitim programları da hazırlanmalıdır.

3- Diğer Öğrencilerin Eğitimi

Kaynaştırma eğitiminde, engelli çocuğun içinde bulunacağı öğrenci grubunun da eğitimi büyük önem taşımaktadır. Normal öğrenci grubunun engelli çocuğa karşı tavır ve davranışları kaynaştırma eğitiminde başarıyı etkilemektedir. Bu nedenle hazırlık aşamasında normal öğrencileri, özürlü çocuk hakkında aydınlatmak, böyle bir eğitimin onlar ve kendileri için de yararlı olduğu, özürlü olmanın kendileri tarafından tercih edilmediği, bunlara yönelik yardımların her insanın görevi olduğu anlatılmalı, olumlu tutum anlayış ve davranış geliştirmeleri sağlanmaya çalışılmalıdır.

4- Öğretmenlerin Eğitimi

Kaynaştırma eğitiminde her türlü düzenek ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun, sonuçta istekli, özverili, sabırlı, yardım etmeye ve eğitmeye, bilgileri öğrenci davranışına dönüştürmeye yönelik eğitici personel bulunmazsa yapılan çalışmalar hiçbir işe yaramayacaktır. Kaynaştırma eğitiminin en önemli unsuru öğretmendir. Öğretmenin bu alana karşı ilgi ve istekliliği büyük önem taşımaktadır. Gerek ilgi ve isteklilik oluşturma, gerekse kaynaştırmaya esas olan alan bilgisine sahip kılmaya yönelik hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim programları hazırlamak, kaynaştırma eğitimi için altyapı oluşturmanın en önemli aşamasıdır.

5- Aile ve Yakın Çevrenin Eğitimi

Her insanda olduğu gibi, engelli çocuk da hayata karşı tutumu, temel bilgileri ve kişisel özelliklerini belirleyecek izlenimleri aile ortamından kazanır. Gerek o ana kadar aile ortamından edindikleri yanlışlıkların giderilmesinde ve gerek o andan sonraki aşamalarda çocuğa kazandırılan özelliklerin devamlılığının sağlanmasında aile eğitimi hizmetleri büyük önem taşımaktadır. Engelli çocuğun anne babası, çocuğunu yeterince tanımamaktadır, eğitimi için sağlıklı yol izlememişlerdir veya hiç bilmemektedir, çocuğu kabul edememektedir, eğitimden beklentisi azdır. Çocuğun kendilerine yük olacağı, ileride sokakta kalacağı düşüncesindedirler. Çocuk nedeniyle aile içi huzursuzluk ve çatışmalar vardır. Aile kaygılı ve kendilerini suçlu, cezalandırılmış hissetmektedir. Sosyal çevreleri daralmıştır, çocuğa temel davranışları nasıl kazandıracaklarını, problemler ortaya çıktığında nasıl çözeceklerini bilmemekte, okulla ve öğretmenlerle etkileşim kuramamaktadırlar.

İşte bu nedenlerle aileye yönelik bir takım çalışmalar da yapılmalıdır. Ailelerin çocuklarını benimsemek, her yönüyle kabul ettirmek, eğitimle birçok sorunun çözüleceğine inandırmak, eğitildiği taktirde daha yeterli hale geleceğini, bazı davranışların çocuğa nasıl kazandırılacağını anlatmak, okulda yapılan çalışmalarda onların destek ve işbirliğini sağlamak, iyi bir kaynaştırma eğitimi için zemin hazırlayacaktır. Bunun gerçekleşmesi için veli toplantısı, görüşme, ev ziyareti, yazılı bülten, TV, radyo programları vb. gibi yolların kullanılması uygun olacaktır.

6- Eğitim Ortamlarının Düzenlenmesi

Kaynaştırma eğitiminin en iyi bir şekilde yapılması ve istenilen sonuçların elde edilmesi için fiziki, sosyal ve psikolojik ortamların eğitim amacına ve engelli çocuğun durumuna uygun hale getirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsam altında öncelikle ortam çocukların ulaşımını kolaylaştırıcı olmalı,

  • Yeterli oranda ısı, ışık, genişlik ölçülerine sahip olmalıdır.
  • Dinlenme, beslenme, boş zaman eğitimi, oyun alanlarına ve bahçe imkanına sahip olmalıdır.
  • Sınıf mevcutları sınırlı tutulmalıdır.
  • Haberleşme imkanları olmalıdır.
  • Okul içi öğretmen, idare, öğrenci ilişkileriyle ilgili sosyal ve psikolojik ortam uygun olmalıdır.

G- Kaynaştırma Eğitimi Modelleri

1- Normal sınıfta eğitim, sadece araç yardımı 1. TÜR
2- Normal sınıfta araç-gereç, eğitsel malzeme yardımı 2b-75-90

KAYNAŞTIRMA

3-Normal sınıfta eğitim ikili öğretmen Db-20-55
4-Normal sınıfta eğitim kaynak oda,  destek eğitimi0-Azgören 1/10 21/6
5-Kısmi zamanlı özel eğitim uygulaması 2. TÜR
6-Normal okulda özel eğitim okulu 2B-25-45-75
7-Normal okulda özel eğitim sınıfı dB-55-90
8-Kaynak okul modeli-Gündüzlü özel eğitim okulu0-Kör 5/10+ 21/1

AYRIŞTIRMA

9- Özel yatılı okul 3. TÜR
10- Gezici öğretmen 1.4-0-25
11- Hastanede eğitim dB-90+
12- Evde eğitim 0-Am2 20/10+

Kaynaştırma Eğitiminde öğrenciyi mümkün olduğunca üst eğitim modellerinden yararlandırmak, özür tür, derece ve sapmalara bağlı olarak gerektikçe alt modellere yöneltmek gerekmektedir.

H- Kaynaştırma Eğitimi Basamakları

  • Engelli çocuğun ayrıntılı olarak tanınması
  • Gerekiyorsa tıbbi rehabilitasyonunun yapılması
  • Uygun araçlar seçilerek duyu kalıntısı(artığı)nın güçlendirilmesi
  • Engelli çocuğun eğitime hazırlanması
  • Normal çocuğun eğitime hazırlanması
  • Ailenin eğitimi
  • Öğretmenlerin ve yardımcı personelin eğitimi
  • Uygun eğitim modelinin seçilmesi
  • Eğitim programlarının hazırlanması
  • Eğitim ortamlarının düzenlenmesi (fiziksel, eğitsel, sosyal, psikolojik)
  • Eğitim materyallerinin hazırlanması
  • Destek eğitimi (kaynak oda , gezici öğretmen vb.)
  • Uygun eğitim yöntemlerinin kullanılması
UYGULAMA
  • Ek çalışma programlarının uygulanması (kültürel, sosyal, sportif, aile vb.)
  • Temel eğitim programlarının uygulanması
  • İlgili bilgi ve becerilerin kazandırılması (öz bakım, akademik, iş, meslek vb.)
  • Sosyal ve mesleki bütünleşme becerilerinin kazandırılması
  • Okul dışı kaynaştırma çalışmalarının yapılması
DEĞERLENDİRME
  • İzleme ve değerlendirme çalışmalarının yapılması
  • Düzenleyici ve iyileştirici çalışmaların yapılması

İ- Kaynaştırma Eğitiminde Öğrencilere Kazandırılacak Beceriler

Kaynaştırma eğitiminde öngörülen amaçların tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesi için eğitim-öğretim etkinliklerinde engelli çocuklara şu tür becerilerin sırayla kazandırılması gerekmektedir.

1- Öz bakım becerileri

  • Temizlik
  • Giyim
  • Beslenme

2-Temel akademik beceriler

  • Dil gelişimi
  • Okuma
  • Anlama
  • Anlatma
  • Yazma
  • Hesap
  • Ölçme
  • Zaman
  • Para

3- Sosyal beceriler

  • Duyu gelişimi
  • Dil gelişimi
  • Duygu gelişimi
  • Dinleme
  • Konuşma
  • İfade etme
  • İletişim
  • Katılımcılık

4- Benlik gelişimi

  • Farkına vardırma
  • Benimsetme
  • Güçlendirme
  • Geliştirme
  • Hedef oluşturma
  • Ait olma
  • Beğenme-beğenilme
  • Kendini gerçekleştirme

5- İş ve mesleki beceriler

  • Büyük kas gelişimi
  • Küçük kas gelişimi
  • El-yüz koordinasyonu
  • İş ve meslek öğrenmenin önemini anlama
  • Araç-gereçleri tanıma
  • Emniyet tedbirleri alma
  • Temel iş yapma becerisi kazanma
  • Yetenekleri doğrultusunda yönlendirme
  • İstihdam

6- Vatandaşlık becerileri

  • Sorumluluk alma
  • Üretici hale gelme
  • Toplumsal değerleri benimseme
  • Sosyal bütünleşme

J- Kaynaştırma Eğitimindeki Çocukların Temel Problemleri

Bazı eğitim araştırmaları okul başarısının % 20’sini duyuşsal faktörlere bağlamaktadır.

Temel ilgi, sevgi, bağdaşım güven yoksunluğu içinde bulunan öğrencilerin kapasitesi doğrultusunda başarı göstermeyecekleri doğrudur. Bu durumdaki öğrenciler, normal gelişimlerini engelleyen duygusal alandaki problemler nedeniyle akademik, sosyal ve mesleki açıdan yetersizlikler gösterebilirler.

Bu nedenle öğretmen eğitim durumlarını düzenlerken bu özellikleri dikkate almalı, öğrencilerin duyuşsal giriş davranış ve temel problemlerini tanımaya çalışarak, var olan yetersizlikler üzerinde çözümleme yapmaları iyi bir kaynaştırma eğitimi için yararlı olacaktır.

Kaynaştırma eğitimindeki öğrencilerin belli başlı temel problemlerini şu şekilde incelemek mümkündür.

Tikler: Tik kas gruplarının irade dışı kasılmalarıdır. İç çatışma ve gerilimlerin belirtilerini ifade eder. Fiziksel (organik) kaynaklı olanların dışındaki tikler genellikle geçicidir. Okul ortamında bu tür çocukları taklit etme alaya alma, eleştirme, utandırma davranışından kaçınılmalıdır. Tiklerin giderilmesine yönelik sosyal bütünleştirme, iş eğitimi etkinliklerine yer verilmesi yararlı olacaktır.

Tırnak Yeme-Parmak Emme: Bu davranış gerilim, taklit, rastlantı, aşırı baskı, kendine güvensizlik, uyuma, oral dönem saplantısı (dudak hassasiyeti) vb. birçok değişik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Kendine güven, aile eğitimi, boş zaman etkinlikleri, dinlenme vb. eğitsel ve sosyal çalışmalara yer vermek yararlı olacaktır.

Yalan Söyleme: Gerçek ve gerçek üstü olayları birbirinden ayırt edememe, yetişkinlerin gerçek karşısındaki yanlış tutumları, sevgi ve ilgi eksikliği, ergenlik döneminde benlik arayışı vb. nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Bu davranışın giderilmesine yönelik, şiddet ve baskı yapmamak, başaramayacağı şeyleri onlardan istememek, başkalarıyla karşılaştırmamak, iyi model oluşturmak, doğru ifadeleri ödüllendirmek gösterilecek tutum ve davranışlardandır.

Korkular: Korku davranışı aşırı koruma, gelecek endişesi, yanlış eğitim, korkulu yaşantı, aşırı duyarlılık gibi nedenlerden kaynaklanmaktadır. Korku davranışını gidermeye çalışırken şiddet uygulamanın sakıncalı olacağı bilinmelidir. Bunun yerine korkuya neden olan durumların ortadan kaldırılması veya uzak tutulması, nesne ve olaylar hakkında sağlıklı bilgilendirilmesi, duyarsızlaştırma yöntemlerinin kullanılması yararlı olacaktır.

Saldırganlık: Öfke, nefret, kıskançlık, hakim olma, kendine aşırı güven, huzursuzluk, gelecekten umutsuzluk, sosyal değerlerde çöküş sosyalleşememe, sevgi yoksunluğu, olumsuz model, taklit, karşıt tepki, yeni telafi mekanizması vb. nedenlerden kaynaklanmaktadır.

Bu davranışın azaltılması ve önlenebilmesi için yanlış model olmama, aşırı koruyucu ve eleştirici davranış göstermeme, maddi cezalandırmama, değer verici tutum gösterme, çalışmaya, işbirliğine yönlendirme, sosyal ilişkileri geliştirme, sorumluluk verme, olumlu davranışları pekiştirme, duygularla yüzleştirme, gibi yollara başvurmak yararlı olacaktır.

Aşırı Hareketlilik: Aşırı hareketlilik (hiperaktif) yerinde duramama, itaatsizlik, aşırı merak, şeklinde kendisini gösterir. Bu rahatsızlık çoğu zaman organik nedenlerden kaynaklandığından giderilmesi içinde öncelikle tıbbi tedavisinin yapılması, doktor tavsiyesiyle sakinleştirici ilaçların kullanılması yararlı olacaktır.

Ev ve okul ortamlarında ise, gürültü, hareket ve dikkat çekici ortamlardan uzak tutulmalı, grup oyunları, boş zaman etkinlikleri, hobi çalışmaları, dikkat yönlendirme, enerji aktarma, dinlenme çalışması yapılmalıdır.

Dikkat Eksikliği: Dikkat algı yetersizliği çocukta, yerinde duramama, dikkatini bir konu üzerinde toplayamama, ilgi dağınıklığı, uyarıcılara karşı kayıtsız kalma, duyup da duymazlıktan gelme vb. şekilde kendisini gösterir.

Merkezi sinir sistemi bozuklukları, hemen dengesizliği, genetik yapı, ateşli hastalık ve yanlış ilaç kullanma, özrün etkisi ve aşırı kaygı bu hastalığın oluşan nedenleri arasındadır.

Bu rahatsızlığın giderilmesine yönelik elektro şok, ilaç ve tıbbi tedavi yoluna başvurulmalıdır. Okul ortamında ise sosyal ve psikolojik baskıların azaltılması, hobi ve spor etkinlikleriyle enerjinin yönlendirilmesi, oyun odası terapisi ve sosyal ilişkilerin güçlendirilmesi yoluna gidilmelidir.

Cinsel Sapmalar: Cinsel gelişim bozukluğu, kendi cinsiyetini kabul etmeme, karşı cinse özgü davranış gösterme, karşı cinsi çeşitli ifade ve davranışlarla rahatsız (taciz) etme, teşhircilik, kendi kendini tatmin, cinsellikle ilgili yanlış bilgilenme, önyargılara sahip olma, vb. şekilde kendisini gösterir.

Bu sapma davranışlarının tamamına yakını aile, okul çevre, sosyal ve psikolojik nedenlerden kaynaklanmaktadır.

İçinde yaşadığımız koşul anlayış ve uygulama tecrübesi yetersizliği nedeniyle zor da olsa, davranıştaki sapma derecesine bağlı olarak psikolojik tedavi, bireysel psikolojik danışma, grup terapisi, rehabilitasyon vb. uzmanlık gerektiren tedavi yollarına baş vurmak yararlı olacaktır.

Okul ortamında ise cinsel sapmaların önlenmesi ve normalleştirilmesine yönelik olarak. sosyal ve psikolojik atmosfer önleyici hale getirilmeli, ortam teşvike uygun olmaktan çıkarılmalıdır. Cinsel davranışların ip uçları yakalandığında problem haline gelmesini önleyici tedbirler alınmalı, gerekli uyarılar verilmelidir. Yanlış bilgi ve kanaatler derhal doğru açıklamalarla düzeltilmelidir. Kendi cinsine uygun özdeşim yapma ortamı yaratılmalıdır. Açıktan açığa mastürbasyon, teşhircilik, taciz vb. sapmaların her ortamda yapılamayacağı, bunun herkes tarafından yanlış bulunduğunu ve izin verilmeyeceği anlayışı verilmelidir. Sapmalar dış kaynaklı ise, dış çevre etkisi yok edilmeli etkileşim kanalları kesilmelidir. Gerektiğinde çocuk bozucu etki ortamından uzaklaştırılmalıdır. Çocuklar üzerinde sürekli kontrol yapılmalı caydırıcı etki kullanılmalıdır. Çocuğun arkadaş ve karşı cinsle sosyal ilişkileri, birlikte yaşam ilkeleri ve öz kontrol mekanizması oluşturma bilgi ve anlayışı kazandırılmalıdır.

Bunların yanında cinsel eğitim verilirken şu özellikler dikkate alınmalıdır.

  • Cinsel eğitim olur olmaz yer ve zamanda verilmeyip, kişisel ve sosyal problem yansıtmanın ip uçları görüldüğünde, ihtiyaç haline geldiğinde, gecikmesinin sakıncalı olacağı durumlarda verilmelidir.
  • Cinsel eğitimde soru ve problemler (ilgiden) çok ihtiyaca dayalıysa, başka zamana ertelenmeden cevaplandırma yoluyla giderilmelidir.
  • Cinsel eğitim çocuğun cinsel gelişim aşamasına uygun planlanmalıdır. Yaşından önce çocuğa bu eğitimin verilmesinin yararlı olmayacağı hatta yanlış inanç, değer yargısı ve sosyal ilişkilerde kopmalara yol açacağı unutulmamalıdır.
  • Cinsel eğitim aynı zamanda sosyal ve ahlaki gelişim ve katkı olarak da görülmelidir.
  • Cinsel eğitim gerçekçi ve bilimsel olmalı, doğru bilgileri yansıtmalıdır.
  • Cinsel eğitimin amacını cinsel tatmin olma değil, üreme, eş seçimi, benlik gelişimi, sosyalleştirme, sapmaların ödenmesi olarak görülmelidir.
  • Cinsel eğitim verilirken toplumun değer yargıları göz önüne alınmalıdır. Toplumca yasak sayılan ve hoş görülmeyen şeyler, cinsel eğitimde de hoş görülmemelidir.
  • Cinsel eğitim veren elemanlar kendi benlik ve cinsiyetini benimsemiş olmalıdırlar.

K- Kaynaştırma Eğitiminde Öğretme İlke ve Yöntemleri

Kaynaştırma eğitiminde görev alan öğretmenlerin, öğretme sürecini daha etkili ve verimli hale getirmek için, araştırma ve incelemeler sonucu ortaya çıkan şu verileri dikkate alarak çalışmalara yön vermeleri yararlı olacaktır.

1- Öğretime Hazırlık (Ön Düzenleyiciler) Aşamasında

  • Etkili öğrenme iyi bir iletişim sonucunda ortaya çıkar. Bu nedenle öğretmenin öncelikle öğrenciyle karşılıklı saygı ve güvene dayalı iletişim kurması uygun olacaktır.
  • Eğitimde bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretim sürecine yön vermek esastır. Bu nedenle öğrencinin çeşitli özellik ve farklılıkları tanınmaya çalışılmalı, ortaya çıkan bireysel farklılıklar, eğitim etkinliklerinde dikkate alınmalıdır.
  • Öğrenci kendileri için anlamlı olan konuları daha iyi öğrenmektedir. Öğrencinin ilgi, ihtiyaç, yetenek ve günlük hayatta karşılaşacağı problemler dikkate alınarak, ders konularının bu doğrultuda hazırlanması iyi bir kaynaştırma eğitimi için yararlı olacaktır.
  • Eğitim sürecinde eğitim ortamlarının düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle kaynaştırma eğitiminin sağlıklı yürümesine yönelik kontenjan, araç-gereç, ulaşım, etkinlik alanları vb. uyarıcı çevre zenginliği oluşturulmalı, eğitim ortamı kaynaştırma eğitiminin ilkelerine uygun düzenlenmelidir.
  • Öğrenme, öğrencinin fiziksel, duygusal, sosyal gelişimiyle bağlantılıdır. Öğrenme olgunluğu düzeyine erişmemiş öğrenciye ne kadar iyi öğretme yöntem ve teknikleri kullanılsa da istenilen sonuç alınmayabilir.

Bu nedenle öğrencinin öğrenme olgunluk düzeyi iyi tespit edilmeli, olgunluk düzeyine eriştirici altyapı çalışmalarına ağırlık verilmeli, kazandırılacak davranışlar için sabırlı olunmalı, deyimde olduğu gibi, demir tavında dövülmelidir.

  • Öğrenciye kazandırılan bilgi, beceri ve alışkanlıkların kalıcı olması için, öğretmen, öğrenciyle ilgili anne-baba, idare, diğer öğrenciler ve çevredeki kurumlarla (üniversite, hastane) işbirliği içinde olmalı, kaynaştırma eğitimi için bütün bu öğelerde hazır hale getirilmelidir. Kaynaştırma eğitiminin sadece okulla sınırlı olmadığı bilinmelidir.
  • Eğitimin amaçlarından birisi de, bireyin toplumsal uyumunu sağlamaktır. Bunu yaparken sadece o andaki şartlara uyum sağlayan değil, içinde yaşadığı toplumun değişim özelliklerine göre dengeli yaşamasını beceren bireylerin yetiştirilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle öğrencilere; okulda ve çevrede ne tür problemlerle karşılaşacakları, değişen ihtiyaçlarını nasıl giderecekleri, karşılaştıkları problemleri nasıl çözecekleri vb. yaşam becerileri konusunda yetenek kazandırmak gerekmektedir. Bunun için programlara ek olarak sosyal-kültürel bütünleşme etkinliklerinin düzenlenmesi yararlı olacaktır.

  • Öğrencilerin okula uyum sağlamaları için, öğretmen okulun amaçlarının neler olduğu, öğretim süresi, program, personel, fiziki alanlar, disiplin kuralları, sınıf geçme, yaşanacak süreç ve öğrencilerden neler beklediğini baştan açıklamalıdır.
  • Ortak özellikteki gurubun eğitim başarısı, farklılıkların oluşturduğu gurubunkine göre daha yüksektir.

Okul başarısının önemli bir bölümünü, bilinçsel görüş davranışları yanında, duyuşsal görüş davranışları oluşturmaktadır. Duyuşsal giriş davranışlarının yetersizliği veya birbirlerinden aşırı farklılığı öğretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle öğretmen öğrencilerin duyuşsal özelliklerini tanımalı, yetersizlikleri giderici çalışma yapmalı, gurubu ortak değerlere sahip kıldırıcı çalışmalara yer vermelidir.

  • Öğrencinin öğrenmeye karşı tutumu öğretim sürecini etkilemektedir. Bu nedenle öğretmen, öğrencileri öğrenmeye karşı güdülemek için, derste işlenecek konuların hayatta ne işe yarayacağını, hangi problemin çözümünde kullanılacağını açıklamalı, bu yolla derse karşı ilgi ve katılımı sağlamaya çalışmalıdır.
  • Öğretmen kendine güvensiz, sosyal ilişkileri zayıf engelli öğrencilerin derse katılımını sağlamak için, onların cevaplayacağı soruları önceden belirlemeli, yeri ve zamanı gelince bu soruları yöneltmek suretiyle onları aktif, katılımcı hale getirmeli, kendine güven kazanmalarına yardımcı olmalıdır.
  • Kaynaştırma eğitiminde öğretmenin görev ve sorumlulukları daha fazladır. Bu eğitim daha fazla emeği, ilgiyi, sabrı, hoşgörüyü ve becerileri gerektirmektedir. Bu nedenle öğretmen eğitim sürecinde yaşayacağı zorlukları baştan hesaba katarak kendisini buna göre hazırlamalıdır.

2- Öğretim (İşe Vuruklaştırma) Aşamasında

  • En iyi öğretim bireyselleştirmeden-toplumsallaştırmaya, somuttan-soyuta, bilinenden-bilinmeyene, yakından-uzağa doğru giden yoldur. Öğretmenlerin öğrenciye sunacakları bilgi alanlarını bu eğitim ilkelerine göre düzenlemeleri yararlı olacaktır.
  • Öğrenmenin verimini arttırmak için, sözel yöntemin yanında gözlem, deney, modelleştirme, problem çözme, soru-cevap, tartışma, gurup çalışması vb. öğretim yöntemlerinin de kullanılması uygun olacaktır.
  • En iyi öğrenilen şeyler kendi kendine yaparak ve yaşayarak öğrenme durumuyla ortaya çıkar. Öğretmen bu yöntemi tüm etkinliklerin temeline almalı, yaşantı, dramatize, gösteri .. yöntemlerinin kullanılmasına özen göstermelidir.
  • Bir öğrenme ünitesinin başında ve sonunda öğretilen öğeler ortadakilere göre daha iyi hatırlanır. Bu nedenle öğretmenler derse giriş ve çıkışta öğrenciyi güdülemeleri, gerekli tekrar ve özetleme yapmaları öğrenmeyi pekiştirecektir.
  • Öğrendiklerimizi:

% 1 Tatma

% 1,5 Dokunma

% 3,5 Koklama

% 11 İşitme

% 83 Görme-yaparak-yaşayarak öğrenme yoluyla ediniriz.

Bu nedenle öğretmenin, öğretim etkinliklerinde görsel-işitsel materyaller kullanması uygun olacaktır. Çünkü öğrenme işlemine katılan duyu organlarının sayısı ne kadar çoksa öğrenme o kadar iyi, unutma o kadar geç olacaktır.

3- Önleyici Ve Düzenleyici Eğitsel Yaklaşım Açısından

  • Okul başarısının % 80’i zihinsel olmayan faktörler tarafından belirlenmektedir. Bazı öğrenciler engelleri, sosyo-ekonomik yapıları arkadaşlık, ev ilişkileri, problemleri nedeniyle sınavlardan düşük puan alabilirler. Gelişimlerini engelleyen faktörler nedeniyle, kapasiteleri doğrultusunda başarı göstermeyebilirler. Öğretmen bu durumu göz önüne alarak salt sınavla öğrenci hakkında edindikleri bilgileri kesin bir ölçü olarak ele almamalı, öğrenciye karşı önyargı beslememeli, ona karşı ilgi ve güvenini yitirmemelidir.
  • Bazı disiplinsizlikler yapmamaları, bilmeden hatalara düşmemeleri, zor durumda kalmamaları için, öğrenciye okul ve okul dışı ortamlardaki kurallar ve göstermeleri gereken davranışlar hakkında bilgi vermeli, uygulama yaptırmalı, okula uyum sağlamalarına dönük önleyici tedbir almalıdır.
  • Öğretmen ders anlatırken öğrenciyle sürekli göz iletişiminde bulunmalıdır. Göz iletişimi hem sınıfın denetiminde, hem derse karşı uyanık ve dikkatli tutmada etkili bir yöntemdir.
  • Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç, olgunluk düzeyleri vb. özellikleri dikkate alınarak en uygun pekiştireçler (ödül-ceza) seçilmeli, bunlar başarıyı ödüllendirici olarak kullanılmalıdır.
  • Pekiştireçler kullanılırken, ilköğretim düzeyinde gülümseme, ilgi gösterme, yanına oturtturma, alkışlattırma, saçını okşama vb. sosyal pekiştireçlerin;

Ortaöğretim düzeyinde not, para, pul, kitap, bilet, seyahat vb. sembol pekiştireçlerin kullanılması daha uygun olacaktır.

  • Olumsuz davranışlardan çok olumlu davranışların, yetersizliklerden çok çocuğun yeterli yönlerinin görülüp pekiştirilmesi daha uygun bir yöntemdir.
  • Cezadan çok ödül yönteminin kullanılması, ceza vermek yerine ödüllendirmeden kaçınılması, hatanın görmezlikten gelinmesi, ilgisiz kalınması, mola, söndürme tekniklerinin kullanılması yanında, özellikle grup içinde kişilik özelliklerine saldırma gibi davranışlardan kaçınılması da uygum olacaktır. Olumsuz tutum, davranış ve alışkanlıkların giderilmesi, doğru davranışın kavratılması için dramatize, grup çalışması, arkadaş terapisi vb. yollara başvurulması, gerekiyorsa diğer kurumlarla bu konularda işbirliğine gidilerek davranışların şekillendirilmesi yararlı olacaktır

L- Öğrenciyi Tanıma Teknikleri

1- Öğrenciyi Tanıma ve Önemi

Eğitim sisteminde öğrenciyi eğitmek ve istenilen davranışları kazandırmak için öncelikle işlenecek ürün olan öğrencilerin özelliklerini çok yönlü ve bir bütün içinde tanımak gerekmektedir. Öğrencilerin fiziksel, sosyal, duygusal, akademik, mesleki vb. yani biyolojik, psikolojik ve sosyolojik özelliklerini bilmeden öğrenciyi eğitmek anlayışı uygun değildir. Bu nedenle kaynaştırma eğitimi etkinliklerinde de öğrenciyi danışma ve bunun sonuçlarına göre eğitim etkinliklerine yön verme yararlı olacaktır.

2- Öğrenciyi Tanımada Uyulacak İlkeler

  • Erkenlik – Uzmanlık
  • Bütünlük – Süreçlilik
  • Derinlik – İşbirliği
  • Çeşitlilik – Yeterlilik

3- Öğrenciyi Tanımada Kullanılan Yöntemler

  • Testler:
    • Başarı testleri: Sınavlar
    • Yetenek testleri: Genel yetenek, özel yetenek, zeka-kabiliyet, Wisc-R.T.K.T.
    • Kişilik testleri: Gardanugh, Rusal T.A.T. C.A.T. Hacettepe Kişilik Envanteri
  • Test dışı teknikler
    • Gözlem-Görüşme
    • Problem tarama
    • Sosyometrik teknikler
    • Psikolojik danışma
    • Drama
    • Çevre Ziyareti vb.

4- Öğrencinin Tanınacak Özellikler

  • Fiziksel özellikleri
  • Eğitsel özellikleri
  • Sosyal özellikleri
  • Duygusal özellikleri
  • Kişilik özellikleri
  • Aile ve çevre özellikleri
  • İlgi, yetenek, benlik, tasarımı
  • İş ve mesleki özellikler vb.

M- Kaynaştırma Eğitiminde Aile Eğitimi Hizmetleri

1- Aile Eğitiminin Amacı ve Önemi

Çağdaş eğitimin temellerinden birisi de, öğrencilerin sadece okulda değil, okul dışı ortamlarda da eğitiminin önemli olduğu gerçeğidir.

Çocuklar hayata hazırlanırken ilk ve en önemli izlenimlerini aile ve okulda edinmektedirler. Aile çevresinde kazandığı özellikler onun eğitimi yanında tüm yaşantısını da etkilemektedir. Ailede kazandırılacak özellikler bu değerler üzerine inşa edileceğinden, öğrenciyi eğitirken istenilen davranışların sağlıklı ve tutarlı şekilde kazandırılmasına yönelik ailelerin de desteğinin alınması, bunun eğitimin dayanaklarından birisi olarak görülmesi gerekmektedir. İşte aile eğitiminin amacı da, öğrenciyi yetiştirirken kazandırılan özelliklerin okul dışı ortamlarda da desteklenmesi, pekiştirilmesi, uygulamaya dönüştürmesi, bozucu etkinin en aza indirilmesi, öğrencinin sağlıklı, tutarlı ve devamlı gelişimi için aileleri de okulla birlikte aynı anlayışa sahip kılınması işlemidir.

Eğitim amaçlarının öğrenciye kazandırılması için aile ve çevrenin desteğini kazanmak gerekmektedir. Aile ve çevre okulda öğrenciye kazandırılan bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıkları kabul etmez, desteklemez ve uygun ortam hazırlamazsa verilen eğitim işe yaramayacaktır.

Yine öğrenciler zamanlarının yıl ve saat olarak 4/3 ev ve 4/1’i okul ortamında geçirmektedir. Okul öğrenciyi şekillendirmede yegane güç değildir. Çocuk üzerinde aile ve okulun isteklerinin uzlaştırılmasına ihtiyaç vardır. Bu nedenlerle okulda aile eğitimi çalışmalarına yer vermeli, bu hizmetleri önemsemeli, eğitimin daha nitelikli hale gelmesi için aile eğitimi hizmetlerine yönelik uygulama çalışması yapılmalıdır.

2- Aile Eğitimine Yönelik Hazırlık Çalışmaları

Aile eğitimi hizmetleri yapılırken, ortaya çıkabilecek eksikliklerin önceden kestirilerek buna göre tamamlayıcı planların yapılması ve gerekli tedbirlerin alınması uygun olacaktır.

Bu eksikliklerin bazıları şunlardır. Gösterilen çabalara rağmen ailenin okul etkinliklerine yeterince katılmadıkları gözlenir. Çünkü;

  • Ailelerin okula karşı olumsuz önyargıları vardır.
  • Veli-öğretmen-öğrenci ilişkileri yetersizdir.
  • Okulun yapısı dış çevreye, veli katılımına, eğitim sürecinde söz sahibi olmaya kapalıdır.
  • Öğrencinin eğitimi okuldan ibarettir inancındadırlar.
  • Eğitimin değiştirici, geliştirici özelliğine inançları zayıftır.
  • Çocuklarına karşı eğitsel sorumluluklarının neler olduğunu bilmemektedirler.
  • Veli desteğine yönelik, fiziksel alanlar, araç-gereç, personel, zaman, para kaynaklarında sınırlılıklar vardır.

Aile eğitiminde bu sınırlılıklar dikkate alınmalı, çalışmalara bu doğrultuda yön vererek yetersizlikler giderilmelidir.

Yine aile eğitimi yapılırken, ailelerin içinde bulunduğu ruhsal durumu anlamak, olaylara onların gözüyle bakmak, ihtiyaç ve beklentilerini kestirmek gerekmektedir. Engelli çocuğa sahip ailelerin aşama aşama şu duyguları yaşadığı bilinmelidir.

I. Aşama:

  • Şok:Özrün oluştuğu andaki ilk tepki
  • İnkar: Özrü kabul edememe
  • Üzüntü- Çöküş, kaygı.

II. Aşama:

  • Karışık duygular: Ne yapacağını bilmeme
  • Kızgınlık:Sebeplerini arama, bahane bulma
  • Suçluluk: Kendini eleştirme, cezalı hissetme, saklama.

III. Aşama:

  • Utanma: Özürlü çocuğu saklama, kabul etmeme
  • Yeniden Düzenleme: Bozulan çocuk, aile, çevre ilişkilerini düzenleme
  • Kabul: Çocuğu kabul etme, benimseme, ilgilenme

Ailenin yaşadığı bu duygular ve bulunduğu aşama düzeyi bilinmeli, son aşama olan çocuğu kabul etmeye yönelik gerekli aile eğitimi hizmetleri yapılmalıdır.

Yine anne babanın engelli çocuğa karşı gösterdiği şu tutumlar bilinmeli, bunların daha olumlu olmasına dönük çalışmalar aile eğitiminin temeli olarak alınmalıdır. Bunlar:

  • Aşırı koruyucu tutum
  • Ayrıcalıklı, her şey özürlü çocuk için tutum
  • Özrü ve özürlü çocuğu re eden tutum
  • Özürlüden yararlanan tutum
  • Normal tutum

Yine kaynaştırma eğitiminde engelli çocukların aile özelliklerinin bilinmesi ve çalışmanın bu özellikler dikkate alınarak yürütülmesi uygun olacaktır. Engelli çocukların geldikleri ailelerin genel özellikleri ise;

  • Ailenin ekonomik imkanları kısıtlıdır.
  • Ailenin eğitim düzeyi düşüktür.
  • Evde aile içi ilişkilerde çatışma, çelişki, huzursuzluk, istikrarsızlık vardır.
  • Eğitimden beklentileri düşüktür.
  • Çocuğun ilgi, sevgi ve diğer ihtiyaçları yeterince karşılanamaz
  • Aile ve çocuk çocuğun sağlıklı gelişimini engelleyen bozucu etki vardır.
  • Çocuğun ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri konumda bilgileri yetersizdir.
  • Çocuğun geleceği konusunda yoğun bir kaygı yaşanmaktadır.

3- Aile Eğitiminde Kullanılabilecek Yöntemler

  • Görüşme
    • Bireysel
    • Grup
  • Yazılı materyaller
    • Kitap
    • Makale
    • Okul bültenleri
    • Mektup
    • Bireysel eğitim programları
  • Grafikler
    • Afiş
    • Pano
    • Karikatür
    • Pankart
  • Toplantılar
    • Sınıf veli toplantıları
    • Okul veli toplantıları
    • Konferans, seminer, panel
    • Meslek, kermes vb. toplantılar
  • Görsel – işitsel
    • TV. Radyo programları
    • Film, slayt
    • Geziler
  • Ev ziyaretleri
  • Gezici öğretmenlik

Maddi kaynaklar, zaman, personel ve ortaya çıkan ihtiyacın özelliğine göre bu yöntemlerden yararlanırken, amacın aileleri daha olumlu bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklara sahip kalınması temele alınmalıdır.

4- Aile Eğitiminde Dikkat Edilecek Hususlar

  • Aile eğitiminde aileye kazandırılacak bilgi, beceri, tutum, alışkanlık öğeleri bir bütün halinde yürütülmelidir.
  • Aile eğitimi hizmetleri yapılırken doğruluk, içtenlik, güvenirlilik, bağdaşım, bilgilendirme, tutarlılık, şartsız kabul, özelliklere saygı, özel bilgilerin gizliliği, çocuğun merkeziliği ilkelerine uygun davranışlar gösterilmelidir.
  • Aile eğitimi hizmetlerinin planlanmasından uygulanmasına kadar bütün süreçlerin gerçekleşmesi için il düzeyinde Aile Eğitimi, Aile Danışmanlığı ve Rehabilitasyonu merkezinin, okullarda Aile Eğitimi veya bu hizmetleri yürütmek için Okul Rehberlik Servisleri kurulmalıdır.
  • Aile eğitimine yönelik tüm personelin ortak bilgi tutum ve sorumluluğa sahip kılınması için gerekli tedbirler alınmalı, bu konuda eğitim, sağlık, yerel yönetim ve diğer kurumlar işbirliği içinde olmalıdırlar.
  • Okullar, bu hizmet için personel, fiziki alan, program vb. altyapı eksiklikleri karşılanmalıdır. Hizmetler eldeki imkanlar ölçüsünde yürütülmelidir.
  • Bu hizmetler ailenin ihtiyaç duyduğu konularda yoğunlaştırılmalı, bu ihtiyaçların ne olabileceği görüşme, anket vb. yöntemlerle tespit edilerek çalışmalar bu doğrultuda yürütülmelidir.
  • Eğitimin her aşamasında çocuğun gösterdiği aşamalar, yeterli ve yetersiz özellikleri vb. konularda aileye bilgi verilmelidir.
  • Ailenin çocuk üzerindeki olumsuz tutum, davranış ve beklentilerini olumluluğa dönüştürücü çalışmalara ağırlık verilmelidir.
  • Ailelerin çocuğun eğitiminde karşılaştıkları güçlükler, davranış değiştirme, alışkanlık edindirme, olumsuz özellikleri önleme vb. konularda destekleyici eğitim etkinliklerine ağırlık verilmeli, çalışmalar mümkün olduğunca yüz yüze ilişki şeklinde sürdürülmelidir.
  • Öğrencilerin okul dışı ortamlarda da sağlıklı gelişimine yönelik olarak, okul sonrası yaşam, karşılaşılacak sorunlar, evlilik, üst eğitim ve yardım imkanları, çalışma yaşamı, vb. konularda bilgilendirici etkinlikler düzenlenmelidir.
  • Aile eğitiminde insan davranışlarını değiştirmek için uzun vadeli, istekli, sabırlı, tutarlı çalışmak gerektiği bilinmelidir.

5- Aile Eğitimine Yönelik Uygulamada Çalışmalar

Bu bölüm aile eğitimiyle ilgili, bu güne kadar yapılmış çalışma örneklerinden derlenmiş, bireysel görüşme, film, afiş, kitap, okul bülteni bireyselleştirilmiş eğitim programı, anne-baba ihtiyaç anketi, ev ziyareti vb. birçok yöntemden örneklerin işlenmesi, gündeme getirilerek bir sorunun giderilmesine ilişkin aile rehberliğinin nasıl yapılması gerektiğine yönelik grup çalışmasına yer verilmesini içermektedir.